Şimdilik Bu Kadar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şimdilik Bu Kadar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mart 2026 Cumartesi

Bir Sıfırdan Büyüktür: Haftalık Rapor

Günün hangi saatinde buluşuyorsak, hepinize merhaba Blogdaşlarım.

Bu hafta benim için, kıvrıla kıvrıla ilerlediğim ama bir türlü mesafe kat edemediğim bir dönem gibiydi. Adımlarım beni oyaladı; ileriye taşıyamadı. Bazen hayat bana bir yol ayrımı sunmuyor, aksine yolu gösterip o yolda yürümeye mecbur bırakıyor.

Bayram öncesi telefonlarım hiç susmadı. Arayan firmalardan biri beni fazlasıyla heyecanlandırdı; İmkânsız, burası beni aramaz, dediğim bir yerdi. Önce telefon mülakatı yaptık, ardından yüz yüze görüşme için bir tarih verdiler. Fakat o gün aynı saate başka bir görüşmem vardı. Tarih değişmeyince ikinci mülakatı yine uzaktan yaptık. Üçüncü mülakatın tarihi henüz belli değilken, ben bu sırada başka bir iş görüşmesine daha gittim. Üstelik burası, daha önce birkaç kez arayıp geri çevirdiğim bir eğitim kurumuydu.




Gittiğimde sahibinin hasta olduğunu öğrendim ve görüşmeyi Müdür B. ile yaptım. O kadar tatlı bir kadındı ki ne soracağını bilemiyor, verdiği cevapları toparlamaya çalışıyordu. Görüşme benim için pek olumlu geçmedi. Durumu açıkça ifade edip ayrıldım. Tam çıkmıştım ki telefonum çaldı. Müdür B., kurum sahibinin benimle tekrar görüşmek istediğini söyledi. Kırmadım. Ertesi gün yeniden gittim. Bu kez kurum sahibiyle görüştüm. O kadar hastaydı ki bana sadece, “Seni aramızda görmek istiyorum, pazartesi başla,” dedi. Bir an duraksadım. Nazikçe başka yerlerle de görüştüğümü ve şu an için olumlu düşünmediğimi söyledim. Ama o, istersem pazartesi başlayabileceğimi yineledi.

17 Ocak 2026 Cumartesi

Bu Hafta: Ağladım, Topladım, Devam Ettim

“Çünkü o kadar acıdan sonra, yola çıkanla hedefe varan  aynı kişi olmaz.”

I. Gün
Merhaba Blogdaşlarım
Bu yıl benim için bir başlangıçtan çok, yarım kaldığım bir yerden devam etme hissiyle geldi .Yeni yılla birlikte yeni yaşıma da girdim. 2025 yılında yaşadığım buhran yeni yılla birlikte bitmedi sadece sessizce benimle yürümeye devam etti.  Bu doğum günümde ısrarla kimseden bir şey istemedim. Ne bir plan, ne bir söz, ne de bir hediye... Aslında istememek bir tercih değil, biraz yorulmuş olmamdı. Bu sefer beklentiyi baştan rafa kaldırdım. Yeni yıla ve yaşa daha çok ''Beklediğim kadar değil olduğu kadar'' hissiyatıyla girdim. Bu da bana iyi geldi. Bu hafta benim için hem zor hem de değişim dolu bir hafta oldu. Doğum günümden sonra büyük bir durgunluk yaşadım. Sanki yeni yaşım bana aniden ağır bir olgunluk yüklemiş gibiydi. Bu yaş, bana artık ağlamam gerektiğini, içimde biriktirdiğim her şeyi dışarı çıkarmam gerektiğini hatırlattı. Ben de bunu reddetmedim. Bir gece, saatlerce ağladım. Uzun zamandır ilk kez gerçekten ağladım. Sonraki gün kendimi çok daha iyi hissettim, daha dinç uyandım.

II. Gün
Gözüm aniden evimin her detayına ilişti uzun zamandır temizlik yapmıyormuş gibi hissettim ve göz yaşlarımla akıttığım o duygular gibi evimi de bir güzel temizledim. O gece yine biraz ağladım.

III. Gün

 Ertesi sabah gözümü açtığımda ise beni gerçekten çok mutlu eden bir sürprizle karşılaştım. Çok sevdiğim, kalbimde ayrı bir yeri olan bir dostumdan bir hediye gelmişti. Hem çok düşünülmüş hem de beni fazlasıyla duygulandıran bir hediyeydi. O an anladım; bazen tam da en yalnız hissettiğin anda biri sana sessizce dokunabiliyor.