Selam Blogdaşlarım,
Kafamın içi fıkır fıkırken bir şeyler karalıyayım dedim. Bugün duygularım zaman zaman ele geçirdi beni. Yakında doğduğum günden beri yaşadığım bu evden ayrılacağım ve acayip bir yere taşınacağım (keşke tek başıma çıkabilseydim). Belki hatırlıyorsunuzdur 2025 de her şeyimi kaybettiğimi sanıyordum yani anlayacağınız 0’dım ben. Bugün de bunu düşünüyordum ne zaman düzlüğü çıkacağım diye ama sonra aklımda bir mum yandı. Mona sen 0’sın ‘‘-’’ değil. Çünkü her an eksiye de düşebilirdim. Yemin ederim 2025 de her gün ama her gün yataktan çıkamayacak kadar kötü günlere uyandım. Geriye dönüp bakıyorum o skala hep sıfır da evet 1’e çıkmadı ama -’ye de düşmedi. İşte bu beni o kadar rahatlattı ki anlatamam. Şimdi geriye kaybettiklerimi geri kazanmak var. Hepsini geri alacağım.
Uzun zamandır hayatım elek görevi görüyor. Benim inanılmaz güzel arkadaş gruplarım vardı çok güvendiğim sevdiğim her şeyi paylaşmasam da gerçek bir şeyleri paylaştığım birçok arkadaş grubu. Ama 2025 beni bununla da sınadı her şeyimi kaybettim dediğimde içinde sadece maddi değil manevi birçok yükte vardı. Arkadaşlarımı eledim o elekten öyle bir geçtiler ki şaşırdım bu kadar küçükler miydi gerçekten. Neyse ki hala daha beni kaybetmek istemeyen birçok dostum var canlarım. Geride kalanlarında canı sağ olsun. Gerçekten hayatımın en askıda kaldığım döneminde kimsenin yükü olmadığım için sanki tüm dünya benim etrafımda dönüyormuşum gibi davranmadığım için kendimle gurur duyuyorum. Arkadaşlarım sadece bütün birikimimi ve (kendi) evimden çıkmak zorunda kaldığımı biliyor. Geride kalan tüm yaşadıklarım kalbimde, beynimde, damarlarımda, kanımda gezinip duruyor. Bazen geceleri beni uyandırıyor ama olsun biliyorum ki eğer ben bunları yaşadıysam sadece ben baş edebileceğim için yaşadım bir başkasının yaşamasını istemem ki önüme böyle biri çıkarsa da nasıl teselli edeceğimi de bilmiyorum.
Garip değil mi? Yaşadıklarımız konusunda çoğu zaman ne kadar tecrübesiz kalıyoruz. Oysa hayat bize öğretmek için bunları yaşatıyor. Ne yaşarsak yaşayalım, galiba ölene kadar bu hayatın biraz acemisi olarak kalacağız.
Bu arada neden uzun zamandır durgun olduğumu buldum. Eskiyi özlemekten ama gerçek eskiyi mesela geçenlerde arkadaşlarla bende oturduk önce bir cinayet davası çözdük sonra da isim şehir oynadık sonra da bom küçüklüğümün oyunları o kadar özlemişim ki o an anılarım bana dokundu 9 yaşındaki bene döndüm tepkilerim bile aynıydı. En son kimin yanında çocuklaşıp eğlendiğimi hatırlamıyorum bile. İhtiyacına yönelik sosyalleşmek o kadar ruha dokunuyor ki ve o kadar sıkıldım ki duman altı kafelerde oturup sadece bir şeyler yiyip içip aynı konulardan konuşmaktan.
Bu haftanın güzel bir haberi daha var bir Lego daha bitirdim bir çiçek bahçesi
Ve bir kötü haberi daha o kadar hasta oldum ki iş görüşmelerimi iptal etmek zorunda kaldım ee tabi gitmediğim içinde ikinci randevuyu vermediler bazıları ise haber vereceğiz dediler açıkçası çokta üzülmedim. Her şey elinde sonunda olacağına varır.
Bu hafta hayatımda ki kırıntılar böyleydi işte kafamın içinde bir rafta yerlerini aldılar. Açılır mı o raf bir daha açılmaz ama bir gün lazım olur diye her daim orada duracaklar.
Umarım hepinizin haftası mükemmel geçmiştir. Hadi birlikte biraz müzik dinleyelim Tık Tık
Not: Resim Gemini' den kendi fotoğrafımı baz alarak oluşturulmuştur.
.png)
Her şey gönlünce olsun Mona. Yeni evinde yeni düzeninde nice +'ların, kazanımların, mutlu anların olsun. Hepsi birer deneyim, belki de bunu kabul edip devam etmeli. İş olaylarında da bol şans.
YanıtlaSilDoğduğum evde bu yaşıma kadar yaşayabilir miydim bilemiyorum.
YanıtlaSilO kadar çok ev değiştirdik ki. :)
Hatta daha iyisini bulsak şuan oturduğumuz evi bile değiştiririz.
Günümüzde istediğimizi bulamadıkça eskiye özlem artıyor. Gününüzün güzelleşmesi dileğiyle.
YanıtlaSilHayat hep inişli çıkışlıdır. İnşallah yavaş yavaş düzelir her şey. İnsanlara gelince gerçekten değer verip seni düşünen çok azdır. Bir çoğu o am kendisi de güzel vakit geçiriyor diye yanındadır sadece. Zaten bana bunaltıcı geliyor fazla insanın etrafımda olması. Kolaylıklar dilerim.
YanıtlaSilHayat iniş çıkışlı. Zaman, bazen çağlayan gibi akıyor, bazen her şey durağanlaşıyor adeta. Delip geçerse, kalıcı izler bırakıyor insanda.
YanıtlaSilUyum sağlamaya çalışmak, en güzel çıkış yolu galiba.
Gülay'ın yorumu ve sesi ne güzeldi.
Sevgiyle.