Günün hangi saatinde buluşuyorsak, hepinize merhaba Blogdaşlarım.
Bu hafta benim için, kıvrıla kıvrıla ilerlediğim ama bir türlü mesafe kat edemediğim bir dönem gibiydi. Adımlarım beni oyaladı; ileriye taşıyamadı. Bazen hayat bana bir yol ayrımı sunmuyor, aksine yolu gösterip o yolda yürümeye mecbur bırakıyor.
Bayram öncesi telefonlarım hiç susmadı. Arayan firmalardan biri beni fazlasıyla heyecanlandırdı; İmkânsız, burası beni aramaz, dediğim bir yerdi. Önce telefon mülakatı yaptık, ardından yüz yüze görüşme için bir tarih verdiler. Fakat o gün aynı saate başka bir görüşmem vardı. Tarih değişmeyince ikinci mülakatı yine uzaktan yaptık. Üçüncü mülakatın tarihi henüz belli değilken, ben bu sırada başka bir iş görüşmesine daha gittim. Üstelik burası, daha önce birkaç kez arayıp geri çevirdiğim bir eğitim kurumuydu.
