28 Mart 2026 Cumartesi

Bir Sıfırdan Büyüktür: Haftalık Rapor

Günün hangi saatinde buluşuyorsak, hepinize merhaba Blogdaşlarım.

Bu hafta benim için, kıvrıla kıvrıla ilerlediğim ama bir türlü mesafe kat edemediğim bir dönem gibiydi. Adımlarım beni oyaladı; ileriye taşıyamadı. Bazen hayat bana bir yol ayrımı sunmuyor, aksine yolu gösterip o yolda yürümeye mecbur bırakıyor.

Bayram öncesi telefonlarım hiç susmadı. Arayan firmalardan biri beni fazlasıyla heyecanlandırdı; İmkânsız, burası beni aramaz, dediğim bir yerdi. Önce telefon mülakatı yaptık, ardından yüz yüze görüşme için bir tarih verdiler. Fakat o gün aynı saate başka bir görüşmem vardı. Tarih değişmeyince ikinci mülakatı yine uzaktan yaptık. Üçüncü mülakatın tarihi henüz belli değilken, ben bu sırada başka bir iş görüşmesine daha gittim. Üstelik burası, daha önce birkaç kez arayıp geri çevirdiğim bir eğitim kurumuydu.




Gittiğimde sahibinin hasta olduğunu öğrendim ve görüşmeyi Müdür B. ile yaptım. O kadar tatlı bir kadındı ki ne soracağını bilemiyor, verdiği cevapları toparlamaya çalışıyordu. Görüşme benim için pek olumlu geçmedi. Durumu açıkça ifade edip ayrıldım. Tam çıkmıştım ki telefonum çaldı. Müdür B., kurum sahibinin benimle tekrar görüşmek istediğini söyledi. Kırmadım. Ertesi gün yeniden gittim. Bu kez kurum sahibiyle görüştüm. O kadar hastaydı ki bana sadece, “Seni aramızda görmek istiyorum, pazartesi başla,” dedi. Bir an duraksadım. Nazikçe başka yerlerle de görüştüğümü ve şu an için olumlu düşünmediğimi söyledim. Ama o, istersem pazartesi başlayabileceğimi yineledi.

14 Mart 2026 Cumartesi

Bir Yazar Okursun, Bin Yolculuğa Çıkarsın: Paulo Coelho Okumak

''Eğer buraya gelirsen, saklı bir hazine bulacaksın''

Merhaba Blogdaşlarım,
Okuma alışkanlıklarım arasında sevdiğim bir yöntem var: Bazen bir yazarı seçer ve onun eserlerini peş peşe okumaya çalışırım. Bu benim yazarın beynine girme yöntemim. Böylelikle hem yazarın dünyasını hem de düşünce yapısını daha iyi hissediyorum. Yani okuduğum kitabı tanıyorum, o tadı alıyorum. Kokladığımda hangi fırından çıktığını bilmek hoşuma gidiyor. İleride kendime Kitap Gurmesi demek istiyorum.

İşte böyle başlamışken biraz rotamı Paulo Coelho'ya çevirmek istedim. O zaman okuduğum kitapların bende bıraktıklarıyla bu kapıları aralamaya başlayalım.

İtiraf etmeliyim, hâlâ ismini yanlış telaffuz edebiliyorum. Kitaplarından önce ismini doğru söylemeyi öğrensem iyi olacak.

↭ Veronika Ölmek İstiyor↭
“Mona ölmek istemiyor ama Veronika’nın sorduğu soruların peşine düşmek istiyor.”
Açıkçası bu kitabı biraz daha farklı bekliyordum; kafamdaki senaryoyu hiç karşılamadı. Acaba yeniden ben mi yazsam? Mesela “Veronika Ölmek İstiyor ama Kayseri yağlaması da yemek istiyor” gibi orijinal bir şeyler. 😄 İşin şakası bir yana, Veronika gerçekten hayatının “yeniden başlat” tuşuna basmak istese, bunu bu kadar iyi beceremezdi.

9 Mart 2026 Pazartesi

Kafamın İçindeki Kırıntılar


Selam Blogdaşlarım,
Kafamın içi fıkır fıkırken bir şeyler karalıyayım dedim. Bugün duygularım zaman zaman ele geçirdi beni. Yakında doğduğum günden beri yaşadığım bu evden ayrılacağım ve acayip bir yere taşınacağım (keşke tek başıma çıkabilseydim). Belki hatırlıyorsunuzdur 2025 de her şeyimi kaybettiğimi sanıyordum yani anlayacağınız 0’dım ben. Bugün de bunu düşünüyordum ne zaman düzlüğü çıkacağım diye ama sonra aklımda bir mum yandı. Mona sen 0’sın ‘‘-’’ değil. Çünkü her an eksiye de düşebilirdim. Yemin ederim 2025 de her gün ama her gün yataktan çıkamayacak kadar kötü günlere uyandım. Geriye dönüp bakıyorum o skala hep sıfır da evet 1’e çıkmadı ama -’ye de düşmedi. İşte bu beni o kadar rahatlattı ki anlatamam. Şimdi geriye kaybettiklerimi geri kazanmak var. Hepsini geri alacağım.

Uzun zamandır hayatım elek görevi görüyor. Benim inanılmaz güzel arkadaş gruplarım vardı çok güvendiğim sevdiğim her şeyi paylaşmasam da gerçek bir şeyleri paylaştığım birçok arkadaş grubu. Ama 2025 beni bununla da sınadı her şeyimi kaybettim dediğimde içinde sadece maddi değil manevi birçok yükte vardı. Arkadaşlarımı eledim o elekten öyle bir geçtiler ki şaşırdım bu kadar küçükler miydi gerçekten. Neyse ki hala daha beni kaybetmek istemeyen birçok dostum var canlarım. Geride kalanlarında canı sağ olsun. Gerçekten hayatımın en askıda kaldığım döneminde kimsenin yükü olmadığım için sanki tüm dünya benim etrafımda dönüyormuşum gibi davranmadığım için kendimle gurur duyuyorum. Arkadaşlarım sadece bütün birikimimi ve (kendi) evimden çıkmak zorunda kaldığımı biliyor. Geride kalan tüm yaşadıklarım kalbimde, beynimde, damarlarımda, kanımda gezinip duruyor. Bazen geceleri beni uyandırıyor ama olsun biliyorum ki eğer ben bunları yaşadıysam sadece ben baş edebileceğim için yaşadım bir başkasının yaşamasını istemem ki önüme böyle biri çıkarsa da nasıl teselli edeceğimi de bilmiyorum.