14 Mart 2026 Cumartesi

Bir Yazar Okursun, Bin Yolculuğa Çıkarsın: Paulo Coelho Okumak

''Eğer buraya gelirsen, saklı bir hazine bulacaksın''

Merhaba Blogdaşlarım,
Okuma alışkanlıklarım arasında sevdiğim bir yöntem var: Bazen bir yazarı seçer ve onun eserlerini peş peşe okumaya çalışırım. Bu benim yazarın beynine girme yöntemim. Böylelikle hem yazarın dünyasını hem de düşünce yapısını daha iyi hissediyorum. Yani okuduğum kitabı tanıyorum, o tadı alıyorum. Kokladığımda hangi fırından çıktığını bilmek hoşuma gidiyor. İleride kendime Kitap Gurmesi demek istiyorum.

İşte böyle başlamışken biraz rotamı Paulo Coelho'ya çevirmek istedim. O zaman okuduğum kitapların bende bıraktıklarıyla bu kapıları aralamaya başlayalım.

 İtiraf etmeliyim, hâlâ ismini yanlış telaffuz edebiliyorum. Kitaplarından önce ismini doğru söylemeyi öğrensem iyi olacak. 


↭Veronika Ölmek İstiyor
“Mona ölmek istemiyor ama Veronika’nın sorduğu soruların peşine düşmek istiyor.”

Açıkçası bu kitabı biraz daha farklı bekliyordum; kafamdaki senaryoyu hiç karşılamadı. Acaba yeniden ben mi yazsam? Mesela “Veronika Ölmek İstiyor ama Kayseri yağlaması da yemek istiyor” gibi orijinal bir şeyler. 😄 İşin şakası bir yana, Veronika gerçekten hayatının “yeniden başlat” tuşuna basmak istese, bunu bu kadar iyi beceremezdi.

Kitabın Bana Göre Özeti
''Kitap, hayatından sıkılan genç bir kadın olan Veronika’nın hikâyesini anlatıyor. Hayattan zevk alamayan karakterimiz int*har etmeye karar verir, ama bunu başaramaz ve kendini Slovye'da bir akıl hastanesinde bulur. Burada doktorlar, kalbinin artık sınırlı bir süreyle çalışacağını söyler.

Bunu öğrenen Veronika, hayatı ve kendini keşfetmeye başlar. Küçük anların tadını çıkarır, özgürlüğün değerini anlar ve tutkularını fark eder. Hastanede tanıştığı insanlar ona, bazen hayatın en beklenmedik yerlerinde en büyük derslerin saklı olduğunu gösterir.

Roman, ölüm ve yaşam arasında gidip gelen genç bir kadının serüvenini anlatırken; özgürlük, cesaret, aşk, kendini bulma gibi temaları da ustalıkla işliyor.'' 


Mona'dan Açık Mesaj:
Açıkçası Veronika’ya şunu demek istiyorum:
İşin gücün var, evin var, annen baban var… Sen Allah’tan belanı mı istiyorsun? Hem istediğin gibi yaşıyorsun, hem ölmek istiyorsun; başkası sana “öleceksin” dediğinde aklına yaşamak geliyorsa, bence sen tam bir ilgi manyağısın. Sana Puanım
 ⭐ ⭐ ⭐ ⭐  

↭Simyacı
Bu kitabı okurken aklıma Nesimi'nin ''Ben Bu Cihana Sığmazam''şiiri geldi. Bana o kadar ilahi bir güçle yazılmış gibi hissettirdi ki sanki ben de rüya gördüm, kaşifle yola çıktım, rüzgar oldum o rüzgar beni dolambaçlı olarak hazineye götürdü ve bir buseye sahip oldum. Simyacı sizi alıp götürüyor ve asla geri getirmiyor gidenle dönen asla aynı kişi olmuyor  bu sihir değil de nedir? Sanki kitap bizim esintilerimizi taşıyor çok tanıdık hissettiriyor. 

Kitabın Bana Göre Özeti
''Kitap Endülüslü genç bir çoban olan Santiago'nun hayallerinin peşinden gitme hikâyesini anlatıyor. Santiago bir rüya görür ve rüyası ona Mısır piramitlerinde bir hazine olduğunu bildirir. Bunun üzerine hayatını geride bırakıp, hayalini gerçekleştirmek için bir yolculuğa çıkan Santiago yalnızca hazinenin yerini değil bu yolculukta bir çok gizemle sınanır ve aşkla tanışır. Ona bu yolculukta öyle dersler verilir ki artık evrenin tüm işaretlerini okuyabilecek duruma gelir. Santiago’nun hikâyesi bize gösteriyor ki, peşinden koştuğunuz hazine kadar yolculuk sırasında kazandığınız dersler de önemlidir. Yolculuk bittiğinde, Santiago sadece hazinenin yerini bulmuş olmakla kalmaz; içsel keşfi dönüşümüyle de okuyucuya ilham verir.''


Mona'dan Açık Mesaj:
Benim mesajım Fatima'ya Fatima daha işin gücün yok da çeşme başında 15 dakika gördüğün ecnebi hazine peşinde koşan  adamı mı bekleyeceksin? Biraz Seda Sayan izlemeni tavsiye ederim. Tanıştınız mı? Merhaba. Beğendim mi? Biraz ilerliyor. Enerjin tuttu. TC kimlik ver abi. Ver abi. Ver TC' ni. Bu kadar basit canım. Yine de sana kaşife ve Santiago'ya puanım  

 ⭐ ⭐ ⭐ ⭐⭐

↭Portobello Cadısı
Besmelelerinizi çektiyseniz başlıyoruz! Benim okumakta en çok zorlandığım zaman zaman çok saran zaman zaman da yeter artık bitir şu hikayeyi dediğim bir kitap oldu. Adından çok etkilenerek okudum açıkçası gerçekten güzel bir kitap sadece benim gibi dikkat dağınıklığı olanlar  ara vermeden okuyup bir çırpıda bitirsin sonra derin bir nefes versin ve cadının kaburga kemiklerine yerleşmesine izin versin. Sizi etkisi altına alan bir yazım dili var ve gerçekten o cadı ruhunuza dokunuyor.

Kitabın Bana Göre Özeti 
''Kitap Beyrut'tan Londra'ya evlatlık verilen  Çingene asıllı Sherine adında bir kadını anlatır. Daha sonra Athena ismini alarak hayatına devam eder. Athena, sıradan bir hayatla yetinemeyen, her zaman gerçeği ve hayatın anlamını arayan ruhsal derinliği yüksek gizemli ve kehanet sahibi  bir kadındır. Kitap Athena'yı  tanıyan herkesin onu anlatmasıyla başlar bir röportaj niteliğinde tek tek tüm tanıdıklarından onu dinleriz. Eski kocası, annesi, arkadaşları herkes kendi bakış açısıyla onu tanımlar. Bankacılık ve emlakçılık gibi işlerle çalışsa da içindeki boşluğu bir türlü dolduramayan Athena içindeki sesi dinler gerçek annesini bulmak için Romanya'ya gider bu yolculukta bir uyanış başlar Tanrıyla arasındaki bağın ritim ve danstan geçtiğini keşfeder. Çevresine müridler toplamaya başlar bu durum kilise tarafından hoş karşılanmaz ve ''cadı'' olarak damgalanır. Kitapta herkesten dinlediğimiz Athena'nın ortadan kaybolmasının sebebini araştırırız.''

Mona'dan Açık Mesaj:
Athena canım benim sen kendini havalı mı  zannediyorsun. Kimsesizken insanlar seni almış Londra'ya götürmüş kimlik vermiş okutmuş yuva kurdurtmuş üstüne üstelik çocuğunda var ne diye sen milleti peşine takıp kiliseyi üstüne saldırtıyorsun, yakılarak ölmek mi istiyorsun. Bir de öldü mü kaldı mı diye kitabın sonuna kadar bizi okutturuyorsun. İlgi çekmeye çalışıyorsan canım başardın aferin sana  En sonunda anladım ki sen de az değilsin kendi efsaneni yazıp emekli ikramiyeni almışsın gibi bir şey  sezdim. Cadı mısın, dahi misin yoksa sadece gündem mi yönetiyorsun çözemedim ama o dans sahnelerinde az kalsın ben de halay mendili kapıp geliyordum. Ama yine de abarttığını düşünüyorum canım bizde boşluğa düşüyoruz ama olay yaratmıyoruz evde çayımızı içiyoruz. Sana puanım her şeye rağmen 
  ⭐ ⭐ ⭐ ⭐⭐

Evet Blogdaşlarım, Paulo Coelho’nun beyninde bugün üç durakta durduk. Biri ölmek isterken yaşamı buldu, biri çölleri aşıp hazinesini kapısının önünde buldu, biri de cadı damgası yiyip efsaneye dönüştü. Coelho okumak, fırından yeni çıkmış ama içinde beklenmedik tatlar olan bir keki ısırmak gibi. Bazen tadı damağınızda kalıyor, bazen bu neyin baharatı? diye sorgulatıyor. Üç kitapta anlatılmayacak kadar güzeldi kesinlikle okuyun ve sizde bıraktığı izlenimleri paylaşın.

Benim rotam şimdilik burada bitti ama ''Kitap Gurmesi'' yolculuğumda yeni tatlar yazmaya devam edeceğim. Siz bu üçlüden en çok hangisini kendinize yakın buldunuz? Ya da önereceğiniz başka bir Paulo Coelho kitabı var mı ?


''Kalbin neredeyse hazineni bulacağın yer oradadır.''
                       ''Simyacı''


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder