11 Nisan 2026 Cumartesi

Dibe Dalış: Haftalık Rapor

Merhaba Blogdaşlarım,
Bu hafta bana “Nasılsın?” diye sorsalar, sanırım şöyle derdim:
“Dibe daldım… ama inciyi aramaya devam ediyorum.”
Gerçekten çok yorgunum. Ama öyle sadece uykusuzluk gibi bir yorgunluk değil bu. Hem fiziksel hem zihinsel olarak, sanki her yerimden çekiştiriliyormuşum gibi…
Haftaya aslında büyük bir temizlik operasyonuyla başladım. Taşınacağım evi günlerce, camından zeminine kadar, buhar makinesiyle en ince köşesine kadar temizledim. Eski kiracı evi öyle bir halde bırakmış ki, midem bulanarak her yeri kendi ellerimle kazımak zorunda kaldım.
Tam “Oh be, bitti… artık biraz nefes alırım,” dediğim anda işler daha da karıştı. Taşınma sürecim 17 Nisan’a ertelendi. Ve bir anda iki evin yükü birden omuzlarıma bindi.

Yetmedi…
Tam bu kaosun ortasında canım annemin beli tutuldu. Koşturmacanın içine bir de hastane süreçleri eklendi. Kendi evim, çıkacağım ev, iş görüşmeleri ve hastane arasında mekik dokurken… fark etmeden değiştim. Eskiden görmezden geleceğim şeylere artık tahammül edemiyorum.
Dün gece hastanede kayıt sırasındayken bir kadın gelip çat diye önüme geçti. Ödemesini yapmak istedi. Normalde beklerim. Dert etmem. Ama o an… içimde bir şey koptu. Kırıcı olmadan ama duyacağı sesle serzenişte bulundum. Sonra işlemimi aldılar. Ama eve döndüğümde kendimi sorguladım:
“Haklıydın Mona… ama gerek var mıydı?” Kalbim huzursuzdu. Ama sanırım bu, sadece birikmişliğin patlamasıydı. Belki de… sadece görünmek istedim. Çünkü bu aralar kendimi biraz hayalet gibi hissediyorum.

Bayramdan önce görüştüğüm bir şirket vardı. Müdür A., CV’  mi çok beğendiğini, ama mevcut pozisyonda beni “harcamak istemediğini” söylemişti. CV’ mi havuza aldığını, hatta başka şirketlere referans olabileceğini belirtmişti. İçimden “Ne kadar iyi bir adam,” diye geçirip mutlu olmuştum.
Ve o referans… beni İstanbul’un bir ucundan diğer ucuna götürdü. Asya’dan Avrupa Yakası’nda, oldukça bilindik bir şirketin plazasına…
Üst düzey yöneticilerin olduğu, pırıl pırıl bir kat. İK Müdürü D. Hanım işi anlattı. İşe alınırsam o katta çalışacağımı söyledi. Yan haklar o kadar iyiydi ki, içimden “Tamam,” dedim, “çektiğim her şeye değecek.” Ama sonra…
Tek bir cümleyle adeta buz kestim:
“Sizi hemen başlatırım ama siz eğitimcisiniz… gerçekten emin misiniz?” O cümlenin altındaki detayı sonradan fark ettim.

Meğer o “güzel” referans süreci… beni oraya sadece bir aracı şirket çalışanı olarak yönlendirmiş. Yani aynı işi yapacaktım, aynı ortamda bulunacaktım… ama dışarıdan bağlı göründüğüm için bana teklif edilen ücret sadece asgari ücretti. Ve o etkileyici yan hakların… hiçbiri bana ait olmayacaktı.
O an sadece duraksadım.
Ne hissetmem gerekiyordu?
Kandırılmışlık mı?
Hayal kırıklığı mı?
Yoksa hâlâ çıkar ilişkilerinin farkına varamamış biri gibi mi?
Hiçbir şey diyemedim.
D. Hanım yüzüme bakıyordu.
Ben ise ne “evet” diyebildim, ne “hayır”.
Eğer “Yarın geliyorum,” deseydim… hemen başlatılacaktım. Bunu biliyorum. Ama o “ait olamama” hissiyle… sadece el sıkışıp kalktım o masadan.

Yine o uzun yolları geri döndüm. Eve geldim. Elimde temizlik bezi, kafamda binlerce soru işareti…
Belki bu hafta o inciyi bulamadım.Belki sadece kum yuttum.Ama şunu anladım:
Ne kadar parlak olursa olsun… değerinin görülmediği bir yer, senin yuvan olamaz.

Şimdi yine evdeyim.
İçimde garip bir değersizlik hissi var.
Birilerinin beni görmesini, takdir etmesini istiyorum.
Freelance işlerimi bile boşladım. Sanki sadece koşturuyorum… ama hiçbir şey elde edemiyorum.

Bugün boşaltacağım evin camlarını silmeye başladım. Benden sonra gelen, evi temiz bulsun istiyorum.
Benim tuttuğum ev o kadar kötüydü ki…ben benden sonrakine aynı şeyi yaşatmak istemiyorum.
İnsan olduğumu hatırlamak istiyorum. Ve karşımdakinin de insan olduğunu…

Bazen bu dünya için fazla “nadir” olduğumu düşünmeye başladım.
Ama ne olursa olsun… iyi bir insan olarak kalmak istiyorum. Bunu başarabilir miyim ?
Görseldeki notu tekrar okuyorum: “İnciyi almadan çıkma. ”Belki de benim bu haftaki incim…tüm bu değersizlik hissinin içinde hâlâ “iyi insan” kalma inadım.

Bir sonraki rapora kadar görüşmek üzere Blogdaşlarım. Böyle bir haftayı daha sonlandırdım.

33 yorum:

  1. Bu yazı benim okuma listeme düşmemiş nedense. Sen yorum yazmasan bakmayacaktım. :)

    Benim derin yazımın buna tevafuk etmesi garip gelmiyor. Zira ince düşünceli insanlar böyle yaşamaya devam edecek. Bu onların karakteri.
    İnsanlar yaşayıp giderken biz her şeyi çok derinlerde mi arıyoruz diye düşünmüyor da değilim. Ama bunun verdiği zevki bilemiyorlar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gürizan, çok haklısın ama bu durum beni o kadar yormaya başladı ki içimde patlamaya hazır bir volkan var sanki. güzel yorumun için teşekkür ederim iyi ki geldin 💐

      Sil
  2. Uzun, zor ve yorucu bir süreç gerçekten. Ama bazen hayal kırıklığına uğradığımız bir şeyin ardından öyle bir an geliyor ki "İyi ki olmamış." deyip sevinebiliyoruz. Dilerim öyle olur, her şey yoluna girer.
    Kolay gelsin, günler güzelliklerle gelsin. Karşınıza iyi insanlar çıksın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Makbule Abalı, umarım öyle olur hocam güzel yorumunuz için teşekkür ederim iyi ki geldiniz 💐

      Sil
  3. Bu kadar yoğunluk ve yorgunluğun içerisinde tahammül eşiğinin düşmesi öyle normal ki. Birikiyor birikiyor ve sonra patlama noktası yaşanıyor. Sadece insan olduğunu gösterir, yine de gelip bir de bu konuda vicdan yapman da ne kadar iyi bir insan olmaya çalıştığını gösterir :) Bazen geldikçe üst üste geliyor, bir düğüm oluyor. Galiba hepimizin var o düğüm yılları. Yine de bu süreci inci aramaya benzetmen bile ne tatlı! Dilerim çabuk geçsin bu zorlu günler ve yeni evinde çok mutlu ol 🤗 Güzel dileklerim seninle💕💕

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiim canım Anabell’im iyi ki geldin 💐

      Sil
  4. Pes etme bunlar herkesin başından geçiyor

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tyler Durden, etmeyeceğim 🦾 yorumun için teşekkür ederim

      Sil
  5. "Dibe battığında inciyi almadan çıkma" güzel geldi önce kulağıma ama biraz düşününce bu kadar strese girmeye gerek var mı diye düşündüm. Bence o dibi görmek, o zorluklara katlanmak, başlı başına aydınlatıcı ve insana güç veren bir durum. Ve biliyoruz ki geçecek, tekrar su yüzüne çıkacağız elbette ve artık eski halimizde olmayacağız. Çünkü batınca dibi deneyimledik, bu çok kıymetli. İşte bulduğumuz inci bu bence...
    İyi insan olarak kalmak için direnmek de dediğiniz gibi bir inci...
    İş hayatına gelince... Evet orası çok sert, bazen bütün kötüler iş hayatında mı toplanır diye düşünürdüm eskiden. Ama inanın bunlar geçecek ve size değer veren şahane bir işiniz olacak. Buna odaklanın, kendinizi o işte çalışırken hayal edin, ne kadar mutlu olduğunuzu, yolun ne kadar kısa olduğunu, tüm detaylarıyla görün ve hissedin...
    Pozitifi büyütmek önünüzde yol açacak inanın ...
    Sevgiyle...🙏🏼🥰

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evde yazar, insan içindeyken anlayamıyor ama yaşanıp bittikten sonra aslında bu kadarına gerek yokmuş diyor ben her şeyi biraz fazla ciddiye alıyorum sanırım. Güzel yorumun için teşekkür ederim hayal kırıklığı yaşamaktan o kadar bıktım ki artık her güzel gelene tereddütlüyüm 💐

      Sil
  6. Dün gece hastanede kayıt sırasındayken bir kadın gelip çat diye önüme geçti. Ödemesini yapmak istedi. İnsanı illa insanlıktan çıkartacaklar. Sen de benim gibisin. Tepki veriyorsun ama sonra o tepkiyi bile düşünüyorsun. Ama mecburuz sesimizi çıkarmaya. İş konusunda ise elbette iş bulacaksın. Nasibin illa bir yerlerden gelecektir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yaşamdan yazılar, çok teşekkür ederim iyi ki geldin

      Sil
  7. Camları silmesem de (yeni gelen badana boya yaptırır, zaten kirlenir) mutfağı temiz bırakmaya özen gösteririm ben de. Yalnız lojman boşaltırken abartıp aspiratör kâğıdını bile yenileyince yeni gelen karşı komşuma evde hiç yemek pişirmiyordu herhalde demiş. Hahaha. İnsanların içi kötü...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Handan, bu yoruma gerçekten şok oldum asla aklıma birinin yemek yapmaması gelmezdi bazı insanların beyinleri çok farklı çalışıyor inanamıyorum

      Sil
  8. Umarım en kısa sürede bir iş bulursun. Oğlumun iş arama sürecinde ne sıkıntılar yaşadığını düşününce seni çok iyi anlıyorum. İş hayatı bizim zamanımıza göre çok daha sıkıntılı.
    Çok ev taşımış/taşınmış biri olarak her çıktığımız evi temiz bırakmaya hep dikkat ederdik. Kirli bırakanlarda oluyor tabi. Şimdiden güle güle otur, anneciğine de geçmiş olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. *mehtap, çok çok çok teşekkür ederim güzel yorumun için 💐

      Sil
  9. Öncelikle annen için geçmiş olsun Mona, sana da bol sabır ve şans dilerim. Yaşadığın süreç zor bir süreç. Ait olamamak, insan kalma çabası ve karanlığın ortasındaki belki de (hadi tek olmasa da) en parlak ışık olmak... Yalnızlık böyle bir şey değilse ne bilmek istemezdim. Bu günler elbette geçecektir ama insanın içini de değiştiriyor. Her neyse, kolaylıklar dilerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlkay, çok teşekkür ederim evet her şey geçici 🤍

      Sil
  10. ooo baya atraksiyonlu bir süreç olmuş. İş görüşmesinde o değersiz hissettirebilen tutumla karşılaşmana üzüldüm. Asgari ücretle hele ki istanbulda geçinebileceğimize nasıl inanabiliyorlar anlamıyorum... Annen için geçmiş olsun, sana kolaylıklar dilerim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yine bir gün biz böyle, çok teşekkür ederim 💐

      Sil
  11. oyyy çok yoğun günler kolaylıklar sana. iş nasıl olsa iyi bir iş bulacaksın. her iki ev işlerinde de kolaylıklar yine. bak hayat güzel, yoğun olmak da hayatta yapılacak işlerin olduğunu gösteriyor. her şey olumlu yaniii :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Deeptone, harekette bereket vardır demişler o kadar yoğunum ki hayatım da ilk defa erkenden uykum geliyor ve hiçbir şey düşünmeden yatıyorum resmen bu yoğunluk psikolojimi düzeltti 🙈

      Sil
  12. Üst üste ne çok vukuat olmuş. Bedenen annene, manen de sana geçmiş olsun.🙏 Bazen hedef tahtası gibi hissediyor insan ama bize düşen yılmadan o inci tanesini aramaya devam etmek çünkü o inci tanesi de senin tarafından bulunmak istiyor. Sadece ve sadece senin tarafından.🤗✋️

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yıldız, bu güzel yorumun şifa oldu bana çok çok çok teşekkür ederim 💐

      Sil
  13. Söz çok güzelmiş :) Her şey gönlünce olsun:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. marsdiaryofmeri, çok teşekkür ederim şeninde her şey gönlünce olsun 💐

      Sil
  14. Çok yorulmuşsun ama yine de kırılmadan, insanlığını kaybetmeden devam etmeye çalışman gerçekten en kıymetli tarafın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Metin Bedir, güzel yorumun için çok teşekkür ederim.

      Sil
  15. Taşınma işlerinde kolaylıklar diliyorum...İs hayatında da maddi manevi değer göreceğin bir işe girmen dilegiyle🙏

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. DüşTararımcısı, çok teşekkür ederim iyi ki geldin

      Sil
  16. İyi insan olmak az şey değil hele zor zamanlarda,kolaylıklar ve güzel başlangıçlar dilerim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim Hayaller, güzel yorumun içi çook teşekkür ederiiim temennin için de öyle 💐

      Sil
  17. I wish you good health and happiness...always! Warm greetings from Montreal, Canada.

    YanıtlaSil